Coğrafya
 

Mardin

Tarihi Eserler ve Turistik Yerler

Mardin, târihî eserler bakımından oldukça zengin bir ilimizdir. Zamânımıza ulaşan eserlerden bâzıları şunlardır:

Emînüddîn Külliyesi: Artuklu Sultanı Necmeddîn İlgâzi’nin kardeşi Emînüddîn tarafından yaptırılan külliye; câmi, medrese, hamam, çeşme, dârüşşifâ, bimâristandan meydana gelmiştir. Külliye çeşitli zamanlarda tâmir görmüştür. Medrese kısmı depo olarak kullanılmaktadır.

Necmeddîn Câmii: Artuklu sultanı Necmeddîn İlgâzi tarafından yaptırılmıştır. Sarı câmi, Mâristan Câmi ve Medrese diye anılan bu câmi hâlen kullanılmaktadır. Yapım târihi kesin olarak bilinmemektedir.

Ulu Câmi: On ikinci asırda Artukoğulları tarafından yapılmıştır. Taş kubbe ve minâresi sanat şâheseridir. Üç giriş kapısı vardır. Câminin mihrabındaki ve ahşap minberindeki süslemeler çok güzeldir.

Abdüllatif (Latifiye) Câmii: Artuklular zamânında 1371’de devlet görevlilerinden Abdüllatif isimli bir zât tarafından yaptırılmıştır. Zamânımızdaki minâresini 1845’te Musul vâlisi Gürcü Mehmed Paşa yaptırmıştır. Minber ve mahfil Selçuklu ahşap işçiliğinin orijinal örneklerindendir.

Hâtuniye Medresesi: Gül Mahallesinde Artuklu Sultanlarından Necmeddîn Alpi’nin eşi Sitti Radviyye tarafından yaptırılmıştır. Tâmir ve ilâvelerle, ilk orijinalitesini kaybeden eser, medrese mîmârisinin önemli örneklerindendir. Günümüzde yıkık vaziyettedir.

Mârufiye Medresesi: Şar Mahallesinin kuzeyindedir. Beytil Artuki veya Hacı Mâruf Medresesi adlarıyla bilinmektedir. Kitâbesi yoktur. Mîmâri tarzından on üçüncü asır başlarında yapıldığı anlaşılmaktadır. Medrese, câmi ve türbenin kapalı bir bütünlük meydana getirdiği, iki katlı açık medreselerin öncüsü sayılmaktadır.

Şehidiye Medresesi: Semanin Medresesi adıyla bilinen yapı 1239-1260 yılları arasında yaptırılmıştır. Yapılan tâmir ve ekler yüzünden orijinalliğini kaybetmiştir. Yer yer görülen bezemelerden medresenin ilk yapıldığında çok zengin süslemeli olduğu anlaşılmaktadır.

Zinciriye Medresesi: Medrese Mahallesindedir. 1385’te yaptırılan bu eser geniş bir alanı kaplamaktadır. Doğu ve batı kesimlerindeki kubbeler dilimlidir. Günümüzde müze hâline getirilmiş olup, müzede İslâm öncesi ve sonrası eserler sergilenmektedir.

Kâsımiye Medresesi: Akkoyunlu Sultanı Kâsım tarafından 1487’de yaptırılmıştır. Mîmârî ve bezeme açısından Artuklu devri özelliklerini göstermektedir. Duvardaki silinmeyen kırmızı izlerin şehîd edilen Sultanın kan izleri olduğu kabul edilir.

Şah Sultan Hâtun Medresesi: Akkoyunlu İbrâhim Beyin hanımı Şah Sultan yaptırmıştır. On altıncı asırda yapılan eserin büyük kısmı yıkılmıştır.

Harzem Tâceddîn Mes’ud Medresesi: Kızıltepe ilçesinin 8 km kuzeydoğusunda Zerkan Suyu kıyısındadır. Artukoğullarından Melik-ül Mansur Nâsıreddîn Artuk Aslan’ın âzâdlı kölesi Taceddîn Mes’ud bin Abdullah yaptırmıştır. Yapılan ekler ve tâmiratlar yüzünden büyük değişikliğe uğramıştır. Günümüzde birkaç âile ev olarak kullanmaktadır.

Kızıltepe (Dunyasır) Köprüsü: Kızıltepe-Derik karayolunda Zerkan Suyu üstündedir. Kitâbesi olmayan köprü Artukoğulları devrinde yapılmıştır. Kireçtaşından yapılan köprü yer yer yıkıktır. Ortada büyük, yanlarında ikişer küçük beş gözü vardır.

Mardin Kalesi: Onuncu asırda Hamdânîlerden Abdullah bin Hamdan zamânında yapılmıştır. Yüksekliği doğuda 1200 m, batıda 1800 m olan bir tepe üzerindedir. Kalede câmi ve ev kalıntıları vardır. Kalede Akkoyunlulardan kalma saray ve câmi harâbe hâlindedir. Kale 800 m uzunluğundadır. Şehri kuşatan surların 6 kapısı vardı.

Rabat Kalesi: Derik ilçesinin 15 km batısında Artukoğullarının en büyük eseridir. 15 burçludur. Yer altında saray kalıntıları ve mahzenler, su sarnıçları sağlam bir şekilde durmaktadır.

Savur Kalesi: Savur ilçesinde olup Romalılardan kalmadır.

Aznavur Kalesi: Nusaybin yolunda onuncu asırda Hamdânîler tarafından yaptırılmıştır.

Dârâ Kalesi: Mardin’e 30 km uzaklıkta olup İranlılar tarafından yapılmıştır.

Dermenitan Kalesi; Mazıdağı’nın Gümüşova köyündedir. Sarnıç, ev, erzak ambarı kalıntıları vardır.

Kız Kalesi: Saç ayağı şeklinde üç kale olup, “Bel-el Saferan” Manastırını üç taraftan korumak için yapılan müstahkem mevkidir.

Eski eserler: Deyruzzaferan Manastırı: Hıristiyan dünyâsının en eski kiliselerinden biridir. Dördüncü asırda yapılmış olup Süryânîlerin dînî merkeziydi. Mardin’e 8 km mesâfededir. Bu binâda kilise, mahzenler ve mezarlar vardır. Bugün burada düşkünler evi ve öksüzler yurdu da bulunur. Etrâfı ağaçlıklı olup mesîre yeridir. Manastır içinde 52 Süryânî patriğinin mezarı vardır. Deyr el-Umar Manastırı: Midyat’ta Hasköy sınırları içindedir. Meryemana Kilisesi çok eski bir kilisedir. Bizanslılar yaptırmıştır. Fittar Harabeleri: Derik ilçesindedir. Bir vâdi içinde 1000 x 500 metrelik bir şehir kalıntısıdır. Yekpâre taşlarla büyük binâlar yapılmıştır.

Nusaybin’de Roma devrinden kalma kilise ve taştan yapılmış Tâk-ı Zafer vardır. Makedonya Kralı İskender, Daryüs’ü yenince bu zafer takından geçmiştir. Dârâ Harâbeleri: Dârâ Kalesi yanında Dârâ tarafından kurulan Dârâ şehrinin kalıntılarıdır. Mardin-Nusaybin yolu üzerindedir. Târihin ünlü şehri Anastiasprpolis’in günümüze kadar ulaşan harâbeleri: Suriye sınırı yakınında Cizre’ye 20 km mesâfede olup, bu harâbelerde çivi yazılı taş ve kayalar vardır. Mardin şehri kalıntıları: Nusaybin’in kuzeyinde olup, ilk çağlara âit, bir şehirdir. Mar Yakup: Mermerden kabir olup Nusaybin’dedir.

Mesîre yerleri:

Çok sayıda târihî eserlere sâhip olan Mardin’de mesîre yerleri oldukça azdır. Halk genellikle akarsu kıyılarından mesîre yeri olarak faydalanmaktadır. Mayıs ayının ilk haftası mesire yerlerine çıkılır. Buna Yorganlar Haftası “Sebitil Batere” denir.

Kaplıca ve içmeler:

Mardin’de şifâlı su kaynağı yok denecek kadar azdır. İldeki tek kaplıca Germiab Kaplıcasıdır. Bu kaplıca Dargeçit ilçesinin Ilısu köyü yakınlarında Dicle Nehri kıyısındadır. İçme ile, karaciğer, barsak ve safra yolları hastalıklarına; banyo ile romatizma nefrit, polinefrit, nevralji, cilt ve kadın hastalıklarına faydalıdır.